Aldatıldınız ama ilişkiniz devam ediyor. “Aşkta gurur olmaz”cılardansınız ama içinizdeki acı da geçmiyor. Acaba ilişkinizde her şey eskisi gibi olabilir mi? Tamam mı, devam mı? Stratejinizi belirlemek için işte 5 yararlı ve 5 zararlı davranış.
Sağlıklı ve bakımlı bir kadın olmak için bazı kurallara göre davranmak gerekir!
Ruh ve beden rahatlığı için stresten kurtulmak gerekiyor. Günümüzde pek çok yükü omuzlarında taşıyan kadınların biraz rahatlamaya ihtiyaçları var.
Bugüne cezaevine girecek Lindsay Lohan, yemek yemeyi bıraktı, sağlığı giderek kötüye gidiyor
İntihar eden 2 askerin adı da iddianamede
Poyrazköy iddianamesinde geçtiğimiz aylarda intihar eden iki subayın adları da girdi. İddiaya göre, askerlerden biri karargah teğmenlerine talimatları iletmek için köprü görevi görüyordu. Diğeri ise Ergenekon soruşturmasının gizli tanıklarındandı.
Poyrazköy iddianamesinde sırlarıyla intihar eden iki asker de yer aldı.
Geçen yıl 20 Kasım’da İstanbul Göztepe’deki evinin balkonundan atlayan Kurmay Albay Ali Belgütay Varımlı’nın ismi de iddianameye Levent Bektaş’tan ele geçirilen DVD’deki bir dosyayla girdi.
Evinin bahçesinde ölü bulunan ve polis kayıtlarına ‘şüpheli ölüm’ olarak geçen Varımlı, Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Başkanlığı da yapmıştı. Emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş’tan ele geçirilen DVD’de ‘Gündemlerim’ adlı dosyada ”Belgütay Varımlı ile konuşmasının içeriğini değiştirmesi için görüşelim. Paşayı rahat bırakmasın” deniyor.
Varımlı’nın adı eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil’in rütbelerinin sökülerek er rütbesine indirilmesine neden olan soruşturmadaki rölüyle gündeme gelmişti.
Varımlı’nın adı Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen darbe günlüklerinde de geçmişti. Varımlı ölümünden bir süre önce kendisini ‘derin devlet’ olarak tanıtarak bazı işadamlarından haraç istediği iddiasıyla gözaltına alınmış, ancak serbest bırakılmıştı.
Ergenekon soruşturması kapsamında savcılara bilgi veren ve ”gizli tanıklardan” biri olduğu iddia edilen Varımlı, ölmeden 3 gün önce eşinden ayrılmıştı.
Tatar’ın ismi de iddianamede
Poyrazköy iddianamesi’nde adı geçen bir diğer isim de 19 Aralık 2009′da intihar eden Deniz Yarbay Ali Tatar oldu. İddianamede Tatar’ın Perinçek’in Silivri Cezaevi’nden vereceği talimatları ‘Karargah Teğmenleri’ne ulaştıracağı iddia edildi.
Tatar, amirallere suikast soruşturmasında tutuklanıp serbest bırakıldıktan sonra savcının talimatıyla tekrar gözaltına alınacağı sırada evinde intihar etmişti.
Terörle mücadele ekiplerinin Alperen Erdoğan, Yakut Aksoy, Tarık Ayabakan ve Burak Düzalan’ın adreslerinde ele geçirilen bilgisayar klasörlerindeki bir belgede Levent Görgeç ve Şener Eruygur’un da katıldığı bir toplantıdan bahsediliyordu. Buradan çıkan kararların zincirleme şekilde iltilmesinin nasıl olacağı gösteriliyordu.
İddianameye göre, ‘proje planlayıcısının emirlerinin ‘köprü eleman’la ‘projeyi gerçekleştirecek kargah’a ulaştırılacağı kaydediliyor.
Doğu Perinçek’in Silivri’den vereceği talimatların da bu çerçevede Yarbay Ali Tatar’ın ‘Karargah Teğmenleri’ne ileteceği iddia ediliyor
CHP Sivil Diktatör
Başbakan Tayyip Erdoğan, İsim Vermeden İsmet İnönü Döneminde Ülkenin, “Tek Parti Diktatörlüğü” Yaşadığını Savundu.
Başbakan Tayyip Erdoğan, isim vermeden İsmet İnönü döneminde ülkenin, “tek parti diktatörlüğü” yaşadığını savundu.
Erdoğan, “Bize tek parti diktatörlüğü iftirasını atanlar önce aynaya bir baksınlar” dedi. Memur-Sen’in düzenlediği “Uluslararası Demokrasi” kongresinde konuşan Erdoğan özetle şunları söyledi:
“SON birkaç haftadır belli çevreler bir tartışma başlattı, ‘Türkiye sivil diktatörlüğe gidiyor’ diye. ‘Tek parti diktatörlüğü’, ‘sivil vesayet’, ‘sivil faşizm’ dediler. Bunlar ibretlik tartışmalardır. Bu ülke tek parti diktatörlüğünü yaşadı. Kiminle yaşadı? CHP’yle yaşadı. O diktatörlük döneminde CHP’nin il başkanları aynı zamanda o ilin valisi, belediye başkanıydı. Bunları bu ülke gördü, yaşadı. Şimdi hangi yüzle kalkıp da onların o yanlış düşünce kuruluşları bunu savunabiliyor? Ayıp oluyor ayıp, bu millet bunları yutmaz artık. Geçti bu işler.
Menderes kırdı
Menderes’le bu işler kırıldı. Siyasi hayatımız Menderes’e, ekonomik hayatımız merhum Özal’a çok şeyler borçlu. Türkiye’de değişimin lokomotifi olan bir siyasi hareketi sivil faşizmle itham ediyorlar. Demokrasinin gelişmesini mi istemiyorlar, demokratik değişime mi tahammül edemiyorlar. Bunlar haksızlıktır, tutarsızlıktır, daha da ötesi vicdansızlıktır.
Bu mu sivil faşizm
Bu ülkede yıllar yılı bir şeyler konuşulur. Cumhurbaşkanı’nı halk seçsin. Cumhurbaşkanı’nı halka seçtirebildiler mi, böyle bir yasal düzenlemeyi yapabildiler mi? Ama biz yaptık. Dediler ki 5 yıl çok. Biz geldik 5’i 4’e indirdik. Nasıl oluyor da bunun adı sivil faşizm, tek parti diktası oluyor? Onlar koltuğa yapışmak istedikleri halde millet onlara 5 yıl iktidarda kal dedikleri halde 3.5 yılda kaçıp gittiler, kalamadılar.
Meclis uzaylı mı?
Bu Meclis uzaydan mı geldi, uzaylılardan mı oluştu? Allah aşkına bu kadar kendini inkar etmek olur mu? Bu millete ‘göbeğini kaşıyan adam’, ‘bidon kafalı’ diyeceksin; ondan sonra da kalkıp milletin seçtiğini sivil diktayla suçlayacaksın. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.”
Elif yazan çerçeve hediye
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Memur-Sen tarafından Rixos Otel’de düzenlenen “Uluslararası Demokrasi Kongresi”nin açılışına katıldı. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Erdoğan’a katılımından dolayı üzerinde hat sanatıyla elif yazan bir çerçeve hediye etti.
One Minute Krizi Davos Albümünde
Davos Toplantılarının 40′ıncı Yılı Onuruna Hazırladığı Albümde ‘One Minute’ Tartışmasına Yer Verildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yarın başlayıp altı gün sürecek Davos-Klosters toplantılarına gitmedi, ancak Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos toplantılarının 40’ıncı yılı onuruna hazırladığı albümde ‘One minute’ tartışmasına yer verildi.
‘Dünya Ekonomik Forumu – Tarihin Biçimlenmesinde Bir Ortak: İlk Kırk Yıl 1971-2010’ başlıklı yayında, Davos toplantıları yıl yıl özetlendi.
2009 yılına ayrılan, ‘Küresel Kriz Yılı’ başlıklı bölümde, şöyle denildi:
“Davos’un şöhreti, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Gazze ile ilgili bir panelde, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile ateşli bir tartışmadan sonra oturumun sonunu beklemeden sahneyi terk etmesinin de teyid ettiği gibi, en tartışmalı konuların bile bazen büyük bir hırsla tartışıldığı bir yer olmasından geliyor.
Haber bültenlerinde geniş bir şekilde işlenen olay, dünya çapında bir tartışmayı ateşledi.”
Albümde, Başbakan Erdoğan’ın 1998 yılına ait, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken DEF 1998 Kasım-İstanbul toplantılarında görüldüğü bir fotoğraf da yer aldı.
Özal ve Demirel de albümde
280 sayfalık yayında eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın adı 8, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Erdoğan’ın adı ise 2 kez geçti. 1986 yılına ait ‘Davos Diplomasisi’ başlıklı bölümde de şöyle renilydi: “Bu Davos Sempozyumu Türkiye Başbakanı Turgut Özal ile Yunanistan Başbakanı Andreas Papandreu arasındaki açık oturum dolayısıyla hatırlanmaya değer. İki lider aynı zamanda bir ekonomik oturumda da birlikte yer aldılar. Bu iki ülke tarihinde bir dönüm noktası ve Davos Ruhu’nun bölünmüş parçalar arasında köprü olma gücüne bir tanıklıktır.”